|
Türkiye Komünist Partisi/ Marksist-Leninist 'in Kurucusu
Şehit Düşüşünün 20nci Yıldönümü Üzerine Açıklama
20 yıl önce, Yoldaş İbrahim Kaypakkaya, gerici Türk rejiminin elinde tutukluyken alçakça bir cinayete kurban edildi. Yoldaş Kaypakkaya ölümünde sadece 24 yaşındaydı, ancak Türkiye'deki devrimci hareketin gelişmesine bu kısa zaman zarfında bile muhteşem katkılar yapmıştı. Ölümü, Türkiye proletaryası için, ve proletarya devrimine pratikte ve aynı zamanda teoride önemli katkılar yapmakta olan bir önderden ve öğretmenden mahrum bırakılmış olan uluslararası- komünist hareket için ciddi bir kayıptı. Türkiye' de, bu sürece her yönüyle önderlik eden Yoldaş İbrahim Kaypakkaya oldu. Yoldaş İbrahim Kaypakkaya, bir dizi cephede revizyonizmin gayet berrak ve mahvedici bir eleştirisini geliştirdi; bundan da öte -özellikle, gerçek bir Halk Savaşı geliştirmenin Türkiye tarihindeki ilk ciddi girişimini başlatarak -bu siyasi çizginin pratiğe geçirilmesinde önderliği üstlendi. İbrahim Kaypakkaya, Yoldaş Mao Zedung'un çizgisinin Türkiye'deki en tutarlı, köklü ve en sağlam savunucusu, ve Mao'nun proleter devrimci içeriğini boşaltmaya çalışan sahte Mao "savunucuları"nın en keskin muhalifiydi. İbrahim Kaypakkaya, Şafak revizyonistlerinin, kitlelere "devrimci kitle çalışması" olarak göstermeye çalıştıkları reformist, legalist ve ekonomist faaliyetlerinin ipliğini pazara çıkarttı. Yoldaş Kaypakkaya, revizyonistlerin zehirli eklektizmini amansızca gözler önüne serdi ve ikna edici bir şekilde ortaya koydu ki "bu burjuva baylar bir şeyin ismini değiştirince o şeyin mahiyetinin de değişeceğini sanıyorlar." Yoldaş Kaypakkaya'nın revizyonist demagoji konusundaki müşahadeleri, bugünkü siyasi mücadeleleri kavramada hala geçerliliğini koruyor. Yoldaş İbrahim Kaypakkaya, Kürt ulusunun ezilmesine karşı tek gerçek çözümün, proletarya ve partisi önderliğinde bir Yeni Demokratik Devrim olduğunu da açık bir şekilde gösterdi. Tüm bu sebeplerden ötürü, İbrahim Kaypakkaya, hem yaşamında hem de ölümünden sonra her çeşit devrim düşmanının hedefi olmuştur. Devrimin gelişmesine karşı olanlar, ya doğrudan ya da utana sıkıla İbrahim Kaypakkaya'nın çizgisine saldırmak zorunda kalmışlardır. Yoldaş Kaypakkaya 'nın haklı olarak sahip olduğu yüksek itibardan ötürü, sahtekarca onun mirasını savunduklarını iddia eder görünen bazıları -mesela "Bolşevik"ler gibileri, diğer dönekler ve onların soyundan olanlar İbrahim Kaypakkaya'nın sözümona "eksikliklerini" eleştirmekte, ve/veya, kendi eğri büğrü teorilerini devrimci kitlelere satmak için, İbrahim Kaypakkaya'nın çizgisini karikatürleştirip tahrif etmektedirler. Maoistler, İbrahim Kaypakkaya'nın bu çeşit "savunucuları "na karşı uyanıklığı elden bırakmamalıdır. Türkiye'deki gerici rejim, halk kitleleri ve devrimci güçler üzerinde terör estirmeye devam etmektedir. Rejim, yakalayıp bertaraf etmek için, İbrahim Kaypakkaya'nın izleyicileri Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist'in güçlerinin peşini sürek avı izler gibi takip etmektedir; çok sayıda yoldaş şehit düşmüş veya zindana kapatılmıştır.Ne var ki, gerici rejim sağlam olmaktan çok uzaktır. Zaten estirdikleri terör, kitlelerden tecrit olmuş durumlarını yanıtlama çabasıdır. Bölgedeki durum, heryerde gerici rejimlerin mevcudiyetine rağmen, kurtuluş için halkın mücadelesi açısından artan ölçüde elverişli hale gelmektedir. Gerici rejimi mağlup etmek mümkündür ve mağlup olacaktır! Uzun zamandır beklenilen bu zaferin gerçekleştirilmesi için İbrahim Kaypakkaya'nın çizdiği güzergahta ilerlemeye devam etmek şarttır. Yoldaş İbrahim Kaypakkaya, Devrimci Enternasyonalist Hareket'in oluşturulmasının temsil ettiği, dünya proletaryası için büyük ilerleme ve büyük zafere bizzat şahit olacak kadar yaşamadı. Devrimci Enternasyonalist Hareket, diğer Maoist güçlerle birlikte, Marks, Engels, Lenin, Stalin, ve Mao Zedung'un mirasçısıdır, ve bu Hareket'in oluşturulması, proletarya ve tüm dünyadaki ezilen halkın mücadelesinin değerli meyvasıdır. Türkiye proletaryası ve ezilen halklarının tecrübesi, İbrahim'in ve haleflerinin mücadelesinin tecrübesi, dünyanın diğer farklı köşelerindeki mücadele ile birlikte, Türkiye Komünist Partisi! Marksist-Leninist'in de imzası bulunan Devrimci Enternasyonalist Hareket'in Deklarasyonu'nda yansıtılmaktadır. Bugün, emperyalistler ve gericiler sosyal emperyalist Doğu bloğunun çökmesini "komünizmin ölümü" olarak kutlarlarken bile, kendilerinin çürümüş düzenine karşı en kararlı savaşçılar olarak Maoistlerin öne çıkmakta olduğunu inkar edememektedirler. Peru Komünist Partisi (PKP) ve Başkanı Gonzalo'nun önderliğinde Peru' daki Halk Savaşı, dünya çapındaki bu akımın en ileri ifadesidir. Yanki emperyalistleri, günümüz dünyasının bu en önemli devrimci hareketini başsız bırakma ümidiyle, Peru' daki kuklaları Fujimori rejimine Başkan Gonzalo'yu ele geçirmesinde yardım ettiler. Ancak Maoistler ve dünyadaki devrimci güçler, ve onların müttefikleri, bu daveti kabul etmeye hazır olduklarını gösterdiler. Devrimci Enternasyonalist Hareket, tüm Maoistlere ve devrimci güçlere "Başkan Gonzalo'nun Hayatını Korumak İçin Yeri Göğü Ayağa Kaldırın!" çağrısını yaptı. DEH Komitesi'nin söylediği gibi, "Yoldaş Gonzalo'nun düşman tarafından yakalanması, tüm dünya devrimci halkı için acı bir darbedir, yoldaşımızın hayatı had safhada tehlikededir. Bu saldırı aynı zamanda bir hodri meydan, bizim için yelkinip yerimizden fırlayarak bu gericilerin Yoldaş Gonzalo'yu canından etmelerini başarıyla engelleme, ve onu tutsak alanları mücadele yoluyla büyük bir mağlubiyete uğratma çağrısıdır. Yoldaş Gonzalo'nun hayatını savunmak, kölelerin isyan hakkını savunmak demektir, devrimi ve komünizmi savunmak demektir". Tüm dünyadaki Maoistler, siyasi muharebe için önlerine sürülen bu hodri meydanı derhal yanıtladılar. Bugün, "Başkan Gonzalo'nun Hayatını Koru!" şeklindeki savaş çığlığı, her kıtada yankılanmaktadır; dünya çapında bir kitle hareketi gelişmiştir, ve Türkiye'de bu göze çarpacak niteliktedir. Bunun ışığında, Abimael Guzman'ın Hayatını Korumak İçin Acil Enternasyonal Komite'nin yürüttüğü canalıcı faaliyetin bilincinde olmak önemlidir. Başkan Gonzalo'yu tutuklayarak, emperyalistler ve gericiler, halkın üzerine yuvarlamak üzere büyük bir kaya parçasına sarıldılar, ama artan sayıda insan, onları bu büyük kaya parçasını kendi ayakları üzerine düşürmek zorunda bırakmak için savaşıyor. Bu yıl Devrimci Enternasyonalist Hareket'in tümü Mao Zedung'un Yüzüncü Yılı'nı kutlamaktadır. DEH Komitesi, bu hareketin partilerine ve örgütlerine, aynı zamanda tüm devrimci güçlere, Mao'nun Yüzüncü Yılını unutulmayacak bir şekilde kutlamaları ve bu fırsatı kullanarak, emperyalistlerin ve gericilerin anti-komünist saldırılarına karşı güçlü bir ideolojik karşı-saldırı yürütmeleri için çağrı yapmıştır. Yoldaş Kaypakkaya, Mao Zedung'un Türkiye' deki en kararlı savunucusu olmakla kalmamış aynı zamanda Büyük Proleter Kültür Devrimi'nin sahip olduğu tarihsel önemi ve Mao Zedung tarafından Marksizm-Leninizm biliminin yeni ve daha yüksek bir aşamaya geliştirilmiş olmasını süratle kavramıştı. Yoldaş Kaypakkaya'nın hatırasını şerefle anmanın en önemli yolu, devrimci güzergahta sebat etmek ve ilerlemektir. Marksist-Leninist-Maoist ideoloji, önümüzde takip edilecek güzergahı tespit eden temel pusuladır. Devrimci Enternasyonalist Hareket'in Deklarasyonu'nda vücut bulan, işte bu temel yönelimdir. Bu güzergahta sebat ederek, proletaryanın hem dünya çapında, hem de her ülkedeki parçalarında birliğini güçlendirerek, ileriye doğru muzaffer bir şekilde yürüyebiliriz! YAŞASIN İBRAHİM KAYPAKKAYA'NIN HATIRASI!
BAŞKAN GONZALO'NUN HAYATINI KORUMAK
MAO'NUN YÜZÜNCÜ YILINI UNUTULMAYACAK
Devrimci Enternasyonalist Hareket'in Komitesi |